Tanışmayı büyük bir ayrıcalık saydığım başka bir insan yoktur...
Yalın ve esinleyici diliyle felsefenin üzerinde dolaşan bulutları
o dağıtmıştır. Büyük öğretmen ünvanını biri gerçekten hak ediyorsa,
bu yalnızca Krishnamurti olabilir.
Henry Miller
Yaşamımda
gördüğüm en güzel insan Krishnamurti'dir.
G.B. Shaw
Dünyanın en etkileyici şeyi onu dinlemektir. Buda'yı dinlemek
gibidir;
öylesine güçlüdür... Aldous Huxley
Odama girdiğinde içimden tek bir sözcük geçti: İşte sevgi peygamberi!
Halil Cibran
Onu dinlemek ya da düşüncelerini okumak insanın kendisiyle ve
dünyayla şaşırtıcı bir sabah tazeliğinde karşılaşması gibi.
Anne Morrow Lindbergh
Gizli,
kuşkulu, karmaşık, kitaba bağlı ve tutsak edici her şeye karşı
duran bir isim: Krishnamurti. İşte günümüzde gerçekliğin ustası
olarak adlandırılabilecek bir insan. O tek başına bir adam.
Henry Miller
Bence Krishnamurti'de mucizevi bir giz var. O göründüğünden farklı
değil -- O özgür bir insan.
Francis Hackett
Doğu
maneviyatıyla ilk doğrudan ilişkilerimden birisi 1968 yılının
sonlarında J. Krishnamurti ile karşılaşmam sonucunda gerçekleşti.
Krishnamurti, Santa Cruz California Üniversitesi'ne bir dizi konferans
vermek üzere geldiği zaman 73 yaşındaydı ve insanı şok eden bir
görünüşü vardı. Belirgin Hintli özellikleri, esmer teni ile düzgünce
taranmış beyaz saçları arasındaki zıtlık, zarif Avrupai giysileri,
onurlu siması, tane tane ve akıcı olmayan İngilizcesi, nihayet
-hepsinden önce- konsantrasyonunun kesafeti ve bütün hal ve tavırları
beni tepeden tırnağa büyülemişti. O zamanlar Castaneda'nın Don
Juan'ın Öğretileri henüz yayınlanmıştı ve ben Krishnamurti'yi
gördüğüm zaman onun görünüşünü efsanevi Yaqui bilgesinin görünüşüne
benzetmekten kendimi alamamıştım.
Krishnamurti'nin
fiziksel görünüşü ve karizmasının etkisi, sözleriyle daha da derinleşiyor
ve artıyordu. Krishnamurti, her türlü manevi otoriteyi ve gelenekleri
reddeden son derece orijinal bir düşünürdü. Öğretileri Budizme
ya da geleneksel Doğu düşüncesinin diğer herhangi bir dalına ait
terimleri asla kullanmıyordu. Kendisine biçtiği misyon oldukça
ağırdı -dili ve aklı, konuklarını dilin ve aklın ötesine götürebilmek
amacıyla kullanmak- ve bunun için seçtiği yol da son derece etkileyiciydi. Fritjof
Capra