Dizi: Edebiyat Çeviren: - Basım: 1. basım 1999 Sayfa: 144 ISBN: 975-8297-02-3 Ölçü: 11.5 x 19 cm
Etiket: 0 YTL İndirimli: 0 YTL
Arka kapak yazısı
Yorumlar
Yazarın diğer eserleri
bayılıyorum
boş kutulara. raf üstlerinde, kitap aralarında, çekmecelerde,
büfelerde, masalarda. başucumdaki; ceviz. kavi, sağlam... açınca kapağını,
güzel, pırıl pırıl vernikli iki bölme. sol taraftakinde unutulmuş
beyaz bir
gömlek düğmesi. sağ tarafta ne idüğü belirsiz ıvır zıvır...
oturma odasında, hoparlörün üstünde elimin yarısı kadar şeffaf (herhalde
plastik falan...) kapağı korsan sandıkları-vari bombeli, üstünde gümüş
taklidi kasımpatı süslemeleri olan boş bir kutu. galiba bir hediye
fuarından falan almıştık. pencere içinde aşağılardan (antalya gibi
bir yerler olabilir...) gelme ince uzun fildişimsi bir kutu. sanki
güzel bir kürdanlık olabilirmiş. ama boş... evin içinde onlarca, belki
de daha fazla.
hediye olarak gelen (ve illa da görünmesi için ortalık bir yere konulması
gereken), oradan buradan alınan, atılmaya kıyılamamış masa üstlerinde,
büfe raflarında, pencere kenarlarında, kitap aralarında onca kutu.
boş. ama göz ilişince, bakınca cevizi, plastiği, gümüşü, rengi, kaplaması,
boyası insanın gözünü okşayan nesneler, aksesuarlar, objeler(!). sanki
yemek masasının orta yerinde duran koca gümüş kutu bilhassa o orta
için yapılmış gibi orada durmaya mahkum. dikdörtgen bir masa alanının
ortasında yuvarlak dantel örtü üzerinde ince nakışlı (onun için de
kıymetli...) gümüş bir kutu. boş.
sonra aklıma dört dize düşüyor:
bir testi yaparsın
çamurdan
içindeki boşluktur
onu yararlı kılan
diğer taraftan duvarları, etrafı, sınırları olmayan bir mekan
düşünün. o mekanın içinde olması gereken bütün düşünceler, sezgiler,
duygular, hisler, duyumsamalar, sevgiler, nefretler, sevinçler, kaygılar,
kızgınlıklar... akıllar... ve o mekanın sonsuzluğu etrafına yapışmış,
onu çepeçevre kuşatan, saran, örten birtakım laflar, sözler, lakırdılar,
lüzumsuz bağırsak solucanı gibi uzayıp giden acayip ne idüğü belirsiz
cümleler, gümüş kasımpatılar, vernikli cevizli kaplar, kelimeler,
kelimeler, kelimeler,
kelimeler...
ve boşluk...