Ana Sayfa | Site Haritası | İletişim | SSS


Boş bırakmayın.
 
 
Yeni Çıkanlar
 
Dinle Ney'den / Felsefi..
Dinle Ney'den / Tasavvu..
Eğitim Üzerine..
Farklı Bir Yaşam..
İnsan'ın Dönüşümü..
İsa ve Kayıp Tanrıça..
İsa'nın Gizemleri..
Krishnamurti’den Kendis..
Meditasyonlar..
 

Çok Satanlar
 

Batıni Gelenek..

Farklı Bir Yaşam..
İlişki Üzerine..
İsa ve Kayıp Tanrıça..
Kabballah..
Krishnamurti ve PHILOS..
Tanrı Üzerine..
Zihin ve Düşünce Üzeri..

Yazılar
 

Korkudan Özgürleşim ve Krishna..
Rajghat Okulu'nda Çocuklarla B..
Timothy Freke ve Peter Gandy i..

En Son Bilinç Hali
Aydınlanma nedir? - Ken WILBER
Chandogya Upanişad'da, Brahman--saltık gerçeklik, en son bilinç hali--göz kamaştırıcı ölçüde yalın ve dolaysız terimlerle betimlenir: Saltık "bir ikinci olmaksızın Bir"dir. O esinlendirici Upanişad metni 'en son'u, bir ikincinin yaratıcısı, denetleyicisi, yöneticisi ya da efendisi olarak betimlemez; Bir'den ne bir ikinciye karşıt olarak, ne de bir ikincinin dışında, üzerinde, yukarısında ya da ötesinde olarak söz eder--bir ikinci olmaksızın Bir'den söz eder. Başka bir deyişle Saltık öyledir ki, Onun dışında hiçbir şey, Ondan ayrı hiçbir şey, Ona başka olan hiçbir şey yoktur; bu olgu İşaya'da "Rab benim ve başkası yoktur" biçiminde dile getirilmiştir. Tüm bunların anlamı, Brahman'ın dışında gerçekten hiçbir şeyin olmadığı, Saltığın dışında hiçbir şeyin olmadığıdır. Eski bir Zen Ustasının sözleriyle:

Tüm Budalar ve tüm duyarlı varlıklar onun yanısıra hiçbir şeyin varolmadığı Bir Zihinden başka bir şey değildir. Yukarınızda, aşağınızda ve çevrenizde her şey eşzamanlı olarak vardır, çünkü Buda-Zihninin dışında bir yer yoktur.

Hiç kuşku yok ki, eğer Saltığın dışında herhangi bir şey olsaydı, bu hemen Ona bir sınırlama yüklerdi, çünkü Saltık o zaman bir ikinci olmaksızın Bir olmak yerine, bir ikincinin dışındaki bir olurdu. Dolayısıyla Brahman'ın, Buda-Zihninin, Tanrının-Zatının saltık olarak her-şeyi-kuşatan, her-şeyi-kapsayan ve her-şeye-yayılan diye adlandırılması bu anlamdadır. Upanişadlar "Tüm dünya Brahman'dır" ve "Bu da Brahman'dır" dediği zaman; Lankavatara Sutra "Dünya Zihinden başka bir şey değildir" ve "Her şey Zihindir" diye duyurduğu zaman; Awakening of Faith "Tüm şeyler yalnızca Bir Zihinden çıkar" diye bildirdiği zaman; Taocu metinler "Tao'nun dışında hiçbir şey yoktur; O'nun dışına çıkamazsınız" diye ısrar ettikleri zaman, işte bunu demek isterler. Petrus'un İşlerini alıntılayalım:

Yalnızca ruhun algıladığısın, bana babasın, annem, kardeşim, dostum, kefilim, kahyamsın: sen Her şeysin ve Her şey sendedir: ve sen VARSIN ve senin dışında başka hiçbir şey YOKTUR.

Bu doğrudur, çünkü Thomas İncili'nde Christ şöyle diyordu:

Ben hepsinin üstünde olan Nurum, Ben Her şeyim, her şey Benden ileri geldi ve Her şey Bana erişti. Bir parça tahta koparın, ben oradayım; taşı kaldırın, orada Beni bulacaksınız.

Tüm dünyanın gerçekten Brahman olduğu ifadesi, imgelem gücü aşırı yüksek kafalarda genellikle tekbiçimli, her-şeye-yayılan, özelliksiz ama tanrısal duygusallıklar yaratır--geride kusursuz ama şekilsiz bir Her-şeyi-bilen, Her-şeyi-bağışlayan, göksel Boşluk bırakarak, tüm türlülük ve çokluğun bir an içinde bütünüyle buharlaşması. Böyle zihinsel taşkınlıklarda bocalamamızın tek nedeni "Her şey Brahman'dır" ifadesinin, evren hakkında bir tür bilgi ya da veri içeren, böyle ele alındığında anlamını ancak tüm çokluğun tekbiçimli, türdeş ve değişmez bir duygusallık olarak resmedebileceğimiz mantıksal bir önerme olmasını beklememizdir.

Ama "Her şey Brahman'dır" ifadesi, felsefi bir sonuçla, mantıksal bir kuramla, ya da gerçeklik üzerine salt sözel bir açıklamayla karıştırılmamalıdır; çünkü her zamanın ve her yerin bilgeleri, Saltığın gerçekten söze dökülemez, üzerine konuşulamaz, sözcüklerin, simgelerin ve mantığın ötesinde olduğunu hep bir ağızdan savunmuşlardır. Bunun nedeni Saltığın sözcüklere dökülemeyecek kadar gizemli, yüce ya da karmaşık oluşu değil, tersine, simgeler ve imler ağı içine yakalanamayacak kadar yalın, açık ve yakın oluşudur. Onun dışında hiçbir şey olmadığı için, Onu tanımlamanın ya da sınıflandırmanın hiçbir yolu da yoktur. Johannes Scotus'un (Erigena) dediği gibi, "Tanrı Kendisini, Kendinin ne olduğunu bilmez, çünkü O bir şey değildir; belli bir bakımdan O, Kendisi için ve her akıl için kavranılamazdır." Ya da Vedanta Hinduizminin Ustası Shankara'nın açıkladığı gibi:

"Brahman'ın ait olduğu hiçbir sınıf, hiçbir ortak cins yoktur. Dolayısıyla, şeyler kategorisini imleyen sözcüklerle gösterilemez. Ne de nitelikle gösterilebilir, çünkü nitelikleri yoktur; ne de etkinlikle, çünkü etkinliksizdir. Kutsal metinlere göre, "parçaları ya da etkinliği olmaksızın dinginliktedir." İlişki ile de gösterilemez, çünkü "bir ikincisizdir" ve kendisinden başka hiçbir şeyin nesnesi değildir. Dolayısıyla sözcükle ya da düşünceyle tanımlanamaz. Kutsal Kitabın dediği gibi, "önünde sözcüklerin geri çekildiği Bir'dir."

Gerçekten bu, aynı zamanda, Wittgenstein'ın felsefesinin bütün demek istediğidir; eş deyişle, bir bütün olarak gerçekliğe ilişkin hiçbir geçerli yargıda bulunamayız, çünkü onu tanımlayabilmemizi sağlayan bir duruş alabileceğimiz, onun dışında herhangi bir yer yoktur. Başka türlü söylersek, "Bir bütün olarak dünya hakkında bir şeyler söyleyebilmemiz ancak dünyanın dışına çıkabilirsek, yani dünya bizim için bütün dünya olmayı sona erdirirse olanaklıdır. . . . [Ama] bizim için, bir sınırı olamaz, çünkü dışında hiçbir şey yoktur." Ve hiçbir sınırı olmadığı için--çünkü o ikincisi olmayan birdir--tanımlanamaz ya da sınıflandırılamaz. Sözgelimi bir "balığı" tanımlayabilir ve sınıflandırabilirsiniz, çünkü balık olmayan, örneğin kaya, ağaç, timsah gibi şeyler vardır; balık olanla balık olmayan arasında zihinsel bir çizgi çekerek, balığı tanımlayabilir ve sınıflandırabilirsiniz. Ama Brahman'ın "ne" olduğunu tanımlayamaz ya da söyleyemezsiniz, çünkü O olmayan hiçbir şey yoktur--bir ikincisi olmayan olduğu için, Onun dışında hiçbir şey yoktur ve dolayısıyla sınıflandırıcı çizginin çekileceği hiçbir yer de yoktur.

1 2

J.Krishnamurti
 

J.K.'nın yaşam öyküsüne, fotoğraflarına, günlüğünden alıntılara, kısa video kayıtlarına ulaşabileceğiniz J.K. köşesi...

 

 





Copyright © Ayna Yayınevi 2008


Cağaloğlu Yokuşu Edes Han No:40 K:2 Cağaloğlu - İSTANBUL
Telefon: 0 212 513 80 19 - Faks: 0 212 513 81 09

designed by denizdemirdöven